Yurt dışındaki satın almacı sizi çoğu zaman bir fuarda, bir B2B platformunda ya da Google'da bulur ve ilk iş sitenize bakar. Sitenin görevi üç soruyu kendi dilinde cevaplamaktır: bu firma aradığım ürünü üretiyor mu, ülkeme gönderebilir mi, güvenebilir miyim ve nasıl teklif isterim?
İhracat sitesini kim ziyaret eder, ne arar?
- Satın alma sorumlusu: ürün gamı, teknik özellikler, minimum sipariş miktarı ve üretim kapasitesi.
- Distribütör ya da bayi adayı: hangi ülkelerde temsilciniz olduğu, iş birliği koşulları ve iletişim kişisi.
- Kalite ve tedarik ekipleri: sertifikalar, test raporları, üretim tesisi ve kalite süreçleri.
- Fuarda tanıştığınız kişi: kartvizitteki adresten gelip firmanın gerçek olduğunu doğrulamak ister.
İhracat sitesinde hangi sayfalar olmalı?
- Ana sayfa: ne ürettiğiniz ve kime sattığınız tek bakışta anlaşılmalı.
- Ürün kataloğu: kategori sayfaları ve her ürün için ayrı sayfa; teknik tablo, ölçüler, ambalaj bilgisi ve indirilebilir PDF katalog.
- İhracat yapılan ülkeler: çalıştığınız pazarların listesi ya da haritası.
- Sertifikalar ve kalite: belgelerin adı, geçerlilik tarihi ve görseli.
- Üretim ve tesis: gerçek fotoğraflar ve kapasite bilgisi.
- Teklif formu (RFQ): ürün, adet, teslim ülkesi ve teslim şekli soruları; her dilde aynı alanlar.
- İletişim: dış ticaret sorumlusunun adı, WhatsApp ve konuştuğu diller.
Her dil için ayrı içerik neden gerekli?
Çok dilli site, Türkçe sayfaların otomatik çevirisi değildir. Almanca konuşan bir alıcı farklı terimlerle arar, farklı ayrıntıya bakar; ürün adları, ölçü birimleri ve teslim koşulları o pazara göre yazılmalıdır. Google da her sayfada içerik ve menünün tek dilde olmasını, dil sürümlerinin ayrı adreslerde durmasını önerir. Bu yüzden her dili kendi menüsü, kendi başlık ve açıklamaları, kendi teklif formuyla ayrı bir site gibi kuruyorum.
Makine çevirisi taslak için işe yarar ama yayına girmeden önce o dili iyi bilen biri okumalıdır. Google'ın spam politikaları, değer katmadan otomatik çeviriyle çoğaltılan içeriği ölçekli içerik kötüye kullanımı örnekleri arasında sayar. Çeviriyi sizin ekibiniz ya da bir çevirmen yapar; ben metinleri sayfalara yerleştirip her dilin arama ayarlarını yaparım.
Dil adresleri ve hreflang nasıl kurulur?
Dil sürümleri için üç yaygın adres yapısı vardır. Her birinin artısı ve eksisi farklıdır:
- Alt klasör (site.com/de/): kurulumu ve bakımı en kolay olanı; tüm diller aynı alan adının gücünü paylaşır. Çoğu ihracatçıya bunu öneriyorum.
- Alt alan (de.site.com): dilleri ayrı sunucularda tutmak gerekirse uygun; ziyaretçi "de"nin dil mi ülke mi olduğunu adresten anlamayabilir.
- Ülke alan adı (site.de): hedef ülkeyi en net gösteren yapı; her ülke için ayrı alan adı, ayrı bakım ve bazı ülkelerde kayıt şartı demektir.
Hangi yapı seçilirse seçilsin, her dil sürümü hreflang etiketleriyle kendisini ve diğer tüm sürümleri işaret etmelidir; karşılıklı olmayan etiketleri Google yok sayar. Etiketleri kontrol etmek ya da üretmek için hreflang oluşturucu aracımı kullanabilirsiniz. Ziyaretçiyi IP adresine göre otomatik başka dile yönlendirmiyorum; Google bunu önermez, çünkü arama motoru diğer sürümleri göremeyebilir. Onun yerine her sayfada görünür bir dil seçici koyuyorum.
WordPress mi, özel kod mu?
Ürün kataloğunu ve dil sürümlerini kendi ekibinizin güncelleyeceği bir sitede WordPress çoğu zaman yeterlidir. Çok dil için Polylang ya da TranslatePress kullanıyorum; ikisinin farkını Polylang ve TranslatePress rehberlerimde anlattım. Dil sayısı arttıkça, bayi paneli ya da ERP'den ürün verisi çekme gibi ihtiyaçlar doğduğunda özel kodlu bir yapı daha uygun olabilir; kodla kurduğum projelerde dil yapısını en baştan sisteme yerleştiriyorum. Karşılaştırma için web yazılımı sayfama bakın.
AB'ye satış yapıyorsanız: GDPR, çerezler ve KVKK
AB'de kurulu olmayan bir firma da AB'deki kişilere mal veya hizmet sunuyor ya da AB'deki ziyaretçilerin davranışını izliyorsa Genel Veri Koruma Tüzüğü'nün (GDPR, 2016/679) 3. maddesinin 2. fıkrası kapsamına girebilir. Avrupa Veri Koruma Kurulu'nun 3/2018 sayılı rehberine göre sitenin AB'den açılabilmesi tek başına yetmez; bir AB dili ya da para biriminin kullanılması, AB ülkelerine teslimat sunulması veya AB'deki müşterilerden söz edilmesi gibi işaretler birlikte değerlendirilir. Kapsama giren firmalar için GDPR'ın 27. maddesindeki AB temsilcisi atama yükümlülüğü de gündeme gelebilir. Siteyi buna göre şöyle kuruyorum:
- Analiz ve reklam çerezleri onay verilmeden çalışmaz. Avrupa Komisyonu'nun işletme rehberine göre takip ve davranışsal reklam çerezleri onaydan önce kurulamaz, kesinlikle gerekli çerezler bu kuraldan muaftır ve onayı geri çekmek vermek kadar kolay olmalıdır.
- Türkiye tarafında da aynı yaklaşım geçerli: Kişisel Verileri Koruma Kurulu 2022/229 sayılı karar özetinde reklam, pazarlama ve performans çerezlerinin açık rızaya bağlı olduğunu ve varsayılan olarak kapalı (opt-in) olması gerektiğini belirtir.
- Teklif formu yalnızca gereken bilgileri ister; aydınlatma metni ve gizlilik politikası her dilde, formun yanında durur.
Bu bölüm hukuki görüş değildir. Firmanızın GDPR kapsamına girip girmediğini ve temsilci gerekip gerekmediğini bir veri koruma hukukçusuna sordurmanızı öneririm.
Yurt dışında aramalarda ve yapay zekada nasıl bulunur?
Alıcılar ürün adıyla ve üretici, tedarikçi gibi kelimelerle, kendi dillerinde arar. Her ürün için her dilde ayrı ve dolu bir sayfa, bu aramalarda görünmenin temelidir. Çoğu pazarda Google öndedir; ancak Rusya'da Yandex, Çin'de Baidu gibi yerel arama motorları da yaygındır, bu pazarları hedefliyorsanız o motorların kendi araçlarını da kuruyorum. Yayından sonra her dil sürümünü Search Console'da ayrı izliyorum.
ChatGPT gibi asistanlara tedarikçi soranlar için de firmanın ne ürettiği, hangi ülkelere gönderdiği ve hangi belgelere sahip olduğu açık cümlelerle ve yapılandırılmış veriyle yazılmalıdır. Bu konuda GEO hizmetime, dil sürümlerinin teknik SEO'su için SEO hizmetime bakabilirsiniz. Sonuç garantisi vermiyorum; yöntemi ve ölçümü açıkça paylaşıyorum.
Süreç ve süre
- Keşif görüşmesi: hedef pazarlar, diller, ürün gamı ve teklif sürecinizin nasıl işlediği.
- Site ağacı ve içerik listesi: her dil için hangi sayfaların olacağı, sizden gereken ürün verileri, belgeler ve fotoğraflar.
- Tasarım: iki tur revizyon hakkıyla.
- Geliştirme: önce Türkçe ve İngilizce, ardından diğer diller; katalog, teklif formu, hreflang ve çerez onayı.
- Yayın ve teslim: her dil için Search Console kurulumu, erişim bilgileri ve kısa panel eğitimi; yayından sonra 1 ay ücretsiz destek.
Kurumsal bir site genellikle 2-3 haftada tamamlanır; her ek dil, çevirilerin ne zaman hazır olduğuna bağlı olarak süreyi uzatır. Süreyi en çok etkileyen şey ürün verilerinin ve çevirilerin teslim tarihidir.
Çok dilli sitelerden deneyimim
2024-2025 arasında yurt dışına çalışan firmalar için 3 çok dilli site hazırladım: Hollanda ve Almanya'da çalışan firmalar için birer site ve Türkçe-İngilizce bir kurumsal site. Üçünü de WordPress ve Elementor ile kurdum. 2024'te 8 dilli bir uygulama tanıtım sitesini de aynı altyapıyla, her dile ayrı adres ve hreflang etiketleriyle hazırladım. Yayınlanmasına izin verilen işleri portföyümde görebilirsiniz.
İhracat sitelerinde sık yapılan hatalar
- Yalnızca ana sayfayı çevirip ürün sayfalarını Türkçe bırakmak.
- Sayfa içine eklenen otomatik çeviri düğmesine güvenmek; bu çeviriler kendi adresinde durmaz, aramalarda görünmez.
- Hreflang etiketlerini tek yönlü ya da yanlış dil koduyla kurmak.
- Ziyaretçiyi IP adresine göre zorla başka dile yönlendirmek.
- Teklif formunu yalnızca Türkçe bırakmak ya da yabancı alıcıya Türkçe otomatik yanıt göndermek.
- Süresi geçmiş sertifikaları ve eski katalog PDF'lerini sitede unutmak.

